web siteme hoş geldiniz

 

02/09/08

 

 

ibrahimberksoy@tr.net

okuduklarım ve yazdıklarım

 

 

Merhaba...

İbrahim Berksoy-Özgeçmiş

1965 yılında Kayseri'de doğdum. İlk , orta ve lise öğrenimimi Kayseri'de tamamladım. Kayseri Lisesi'nden mezun olduktan sonra ODTÜ'de Makina Mühendisliği bölümünde üniversite eğitimine başladım. 1991 yılında üniversite eğitimimi tamamlayarak çalışma hayatına atıldım. 2003 yılı ortalarına değin  Kayseri'de bir Kamu kuruluşunda (TAKSAN-Takım Tezgahları Sanayii ve Ticaret A.Ş.) mühendislik yaptım. Çalıştığım kuruluş özelleştirilince Ankara'da Devlet Su İşleri'ne (DSİ) tayin oldum.  1995-1996 yılları arasında yaklaşık 6 ay süreyle Japonya'da JICA (Japan International Cooperation Agency) tarafından düzenlenen grup eğitim kursuna katıldım. 1992-1996 yıları arasında Kayseri'de bir grup şair, yazar ve edebiyatseverle birlikte "Eşik" adlı bir kültür-sanat-edebiyat dergisi yayımladım. Başta "Kavram-Karmaşa" ve "Damar" olmak üzere çeşitli edebiyat dergilerinde yazılarım yayımlandı. Kültür, sanat, edebiyat üzerine denemelerimi içeren "Akıntıya Karşı Aykırı Düşünceler" ile "Şiir Okuma Anları" adlı iki kitabım var. Ankara'daki Edebiyatçılar Derneği üyeliğinin yanı sıra, ODTÜ Mezunları Derneği'nde ve çeşitli sivil toplum kuruluşlarında  görev almaktayım. Ankara'da yaşıyorum.

 

Güncel…Güncel…Güncel…Güncel…

Kayseri’de bir ÇYDD’li

 

 

1991’de ODTÜ’den mezun olduktan sonra memleketim Kayseri’ye dönmüş, 1993 başında -o zamanlar MKE’ye bağlı- TAKSAN Takım Tezgahları Sanayii ve Ticaret A.Ş.’de mühendis olarak göreve başlamıştım. Çalışanı olmaktan mutluluk ve gurur duyduğum TAKSAN’ın -yok pahasına- satılmasının ardından 2003 sonunda Ankara’da DSİ’ye tayin oldum.

Memleketim Kayseri’de bulunduğum 10 yılı aşkın süre içerisinde yaptığım en anlamlı iş Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneğine (ÇYDD) üye olmak olmuştur. Önce üyesi olduğum, daha sonra da yöneticileri arasında yer aldığım bu güzel dernek çatısı altında burs verdiğimiz öğrencilerimizle birlikte çok anlamlı etkinlikler düzenledik. Genel kurullarımızda çalışma raporlarımızı gururla okuduk. Her yıl Adalet ve Demokrasi haftasında sesimizi hep yükselttik, başta sevgili Uğur Mumcu olmak üzere yitirdiğimiz tüm değerlerimizi özlemle ve bilinçle andık. Düzenlediğimiz toplantılarla, basın açıklamalarımızla Kayseri’de çağdaş yaşamı, Atatürk ilke ve devrimlerini, öğrencilerin eğitim hakkını, bilimi, laik-demokratik Türkiye’yi savunduk.

Bir gece vakti, örneğin Kayseri’den Ankara’ya, Anıtkabir’e giderken, genç üyelerimizin, özellikle de burs verdiğimiz öğrencilerimizin gözlerindeki ilgi ve merakı görmek, o güzel birlikteliğin içerisinde olmak önemliydi. Kentte düzenlediğimiz konferanslarda konuşmacı olarak çağırdığımız konuklarımızı sabahın erken saatlerinde bizlerle birlikte burs verdiğimiz öğrencilerimiz karşılardı hep. Onların güler yüzü, meraklı bakışları konuklarımız için en güzel karşılamaydı.

Burs verdiğimiz öğrencilerin okullarında başarılı öğrenciler olmaları,  Cumhuriyetin özgür düşünceli bireyleri olarak yetişmeleri için elimizden geleni yaptık. Onların gelişimlerini izlemek hepimizi mutlandırıyordu. Dernek etkinliklerinde öğrencilerimiz hep aramızda oldu; sahnelediğimiz gösterilerde donanımlarıyla, bilgi ve bilinçleriyle, bitmez tükenmez enerjileriyle adeta bizleri peşlerinden sürüklediler.

Öğrencilerimizin okullarını bitirip meslek hayatına atıldıklarını görmek, başarılarına tanık olmak hepimizin en mutlu anlarıydı. Onlardan güzel haberler almak; nişanlandıklarını, evlendiklerini duymak mutlulukların en güzeliydi. Aradan onca yıl geçti, zaman zaman Kayseri’de bir araya geldiğimizde birbirimize sorduğumuz ilk şey yine öğrencilerimiz… Türkan Hocamızın deyimiyle öğrencilerimizi “Cumhuriyetin bireyi olarak” görmek,  ülkemizin aydınlık geleceğini görmekle eşdeğerdi.

Genel Başkanımız “Türkan Hoca”yı hep hayranlıkla izledik. Yazdıklarını birlikte okuyup tartıştık. Cumhuriyet’te 2. sayfada yazısı çıktığında telefon zinciriyle yazıdan birbirimizi haberdar ettik. Türkan Hocayı ilk kez yıllar önce Antalya’da tüm şubelerin katılımıyla düzenlenen çalıştayda görmüştüm. İki günlük çalıştayda sergilediği liderliği asla unutamam. Çağdaş yaşam değerlerinin ve onun ayrılmaz parçası olan çağdaş eğitimin, eleştirel düşüncenin toplumda yerleşmesinin önemini anlattığı konuşması hiç aklımdan çıkmaz. Türkan Hocanın her dönemde ısrarla söylediği sözler,  yazdığı yazılar, öncüsü olduğu eylemler, çağdaş uygarlık yolunda ilerlemesi için çaba gösterdiğimiz bir Türkiye’nin aydınlık geleceğine yön verecek altın değerinde söz ve eylemlerdir.

Tutkuyla bağlı olduğumuz derneğimize, genel merkezimize, şubelerimize, Türkan Hocamıza, dernek yöneticilerimize yönelik “Ergenekon dalga”sını Cumhuriyetin bir bireyi olarak, bir CYDD üyesi olarak şiddetle kınıyorum.

Yineliyorum: memleketim Kayseri’de bulunduğum 10 yılı aşkın süre içerisinde yaptığım en anlamlı iş Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneğine üye olmak olmuştur.

Bu duygularımı paylaşmayı bir görev biliyorum.

 

*****

Şu unutkan alemde İlhan Berk bir yıldız gibi kayıp gitti aramızdan…

§¨©ª

YOLDAN GEÇEN BİRİ

Bir kırlangıç bir su birikintisi bir parça gök.

Bir şiirden düşmüş olmalı bunlar.

 

Böyle diyordu yoldan geçen biri.

İlhan Berk

§¨©ª

Gezinin Poetikası

            Hayatın endüstrileşmesiyle birlikte hemen her şey değişti…Geçmişte, çoğunlukla keyif ya da merak duygusuyla yapılan geziler, aylar süren yolculuklar, aylak aylak gezmeler yerini çoktan paketlenmiş tur programlarına bıraktı. Ünlü gezginlerin yazdıklarına bakacak olursak, geçmişin gezi motifleri arasında öne çıkanlar şunlar: Dünyayı tanımak, göz alışkanlığının ötesinde başka manzaralar görmek ve nihayet boş zamanları değerlendirmek…Dinlenmek, yorgunluk ve stresten uzaklaşmak, gürültüden ve çılgın kalabalıktan uzakta bir, bilemediniz iki hafta geçirmek gibi nedenlerle yapılan geziler görece yenidir, 100 yıllık tarihi ya var ya yoktur.... (Odtülüler Bülteni, Ağustos 2006, sayı 154)

Yazının  devamını okumak için:

Gezinin Poetikası

***********

eni...yeni...yeni...yeni...yeni...yeni...yeni...yeni...yeni...yeni...

Mayıs sonunda Artvin'de beş güzel gün geçirdim. Geziden bende kalan izlenimleri paylaşmak istedim...

Gözün Yeşile Doyduğu Yer: ARTVİN

(Damar dergisi Ağustos 2006, sayı 185)

(Gezi sırasında çektiğim kimi fotoğrafları fotoğraf galerisinde görebilirsiniz.)

*****

Benim Sevgili Şairim

-Ansızın yitirilen bir şairin ardından-

(Sevgili şair arkadaşım Emin Akdamar'ın ardında yazdığım satırlar...)

********

Attila İlhan'ı yitireli bir yıl oldu...

Onu özlemle anıyor, anısı önünde saygıyla eğiliyorum.

Attila İlhan: "Dipten Gelen Dalga"nın İşaret Fişeği

*****

Şiir Okuma Anları

Şiir üzerine denemeler/düşünceler

Yazmak bir çığlık; okumaksa o çığlığa ses vermektir…

 Şiir: hayatın turnusol kâğıdı …

Şiirlerin ve şairlerin dünyasına karanfil kokulu çay eşliğinde bir yolculuk önerisi…

"Kimsenin Kimseye Gözü Değmiyorsa, Şiir Niye" diye soran Haydar Ergülen'den, "Yonca Pazar Günü Toplanır, İnsan Pazartesi" dizesinin bilge şairi Melih Cevdet Anday'a; "İyi ki Türküsüz Çıkmamışız Yollara" diyerek türküyü şiirinin baş köşesine yerleştirmiş Çukurovalı şair Adnan Yücel'den, "Alacakaranlıktaki Ülke"nin şairi Ahmet Erhan'a; Ahmet Oktay'ın "Hayalete Övgü"sünden, Hilmi Yavuz'un hüzünlü yolculuk şiirlerine;  Ahmet Telli'nin "Sesin bir fesleğen olup kokardı" diyen şarkı sözlerinden, Kadir Aydemir'in "Dikenler sarayı"na; Tahir Abacı'nın anlatımıyla "Fırat Kenarında Yüzen Kayıklar"ın dile geldiği  Elazığ/Harput ezgilerine uzanan geniş bir perspektiften şiir üzerine denemeler…

Gabriel Garcia Marquez'den, Franz Kafka'ya; Filistinli şair Mahmur Derviş'ten İlhan Berk'e kitaplar arasında gezintiler; anımsamalar / anımsatmalar…

Kitabımı ilgi ve beğeniyle okumanız dileğiyle...

NOT: Kitabımı  ibrahimberksoy@tr.net adresine e-posta göndererek edinebilirsiniz.

*****

Mesleğim gereği "sayılar dünyası"nın gizemli derinliklerine yöneldikçe, matematik ve mantık sorularının gerisindeki "ironi"yi daha iyi kavrayabiliyorum. Geleceğe yönelik en büyük isteğim, yaşadığımız dünyanın "matematiksel kurgu" ve "şiirsel estetik" üzerine kurulması.

*****

En sevdiğim iki şiir:

"Hey yabancı! Yolunun üstünde bana rastlar da benimle konuşmak istersen neden konuşmayasın

ya da ben neden seninle konuşmayayım"

Walt Whitman

§¨©ª

YOLDAN GEÇEN BİRİ

Bir kırlangıç bir su birikintisi bir parça gök.

Bir şiirden düşmüş olmalı bunlar.

Böyle diyordu yoldan geçen biri.

İlhan Berk

§¨©ª

Bir alıntı:

"Niye kitap okumuyorlar?' demek, 'Niye piyano çalmıyorlar?' demek gibi bir şeydir. Kafayı kitap okumaya alıştırmak, parmakları piyano çalmaya alıştırmaktan kolay değildir. Ona göre yetişmek, ona göre hazırlanmak lâzım gelirdi. Okumak bir kitaptan alınan elemanlarla, kendine manevî bir dünya yapmak, onun içinde tek başına yaşayabilmek demektir. Bu, ta çocukluktan başlayan uzun alışkanlıklar ve egzersizler neticesidir."

§¨©ª

Bir Soru:

Kültüre, sanata, edebiyata, felsefeye açılan bir penceresi olmayan hayat,

 hayat mıdır sizce?

§¨©ª

İki Şiir:

"Çocuğun Gördüğü Düştür Barış" - Yannis Ritsos

"Pervanelerin Dansı" - Bir Yılbaşı Kartı

§¨©ª

 

Bu sitenin son güncelleştirilme tarihi 02/09/08